.:

29 Aralık 2017 Cuma

2018 güzelliklerle gelsin.....


Bugün fotoğraflarımın günü. Artık yılı bitirirken ortaya karışık yapayım dedim. Dosyalardan yıl boyunca çektiklerimden ilk gözüme takılanları paylaşıyorum bugün. Öyle en güzelini seçeyim diye kasarsam işin içinden çıkamazdım. Hepsi güzel ya bana:)))

 
Karedeki minik hüzünlü bakmış ama sizin yılınız çok güzel geçsin. Çocukların zarar görmediği, gençlerin ölmediği, gerçek adaletin olduğu bir 2018 dilerim hepimize....









27 Aralık 2017 Çarşamba

Üç Yirmidört Saat


Üç Yirmidört Saat Peride Celal'in okuduğum ilk kitabı. Aslında oldukça eski bir kitap ama ben yazarla anca tanışabildim.

Kitabın adı, tehlikeli ameliyatlar sonrası hastanın iyileşme durumu için doktorların verdiği 3 günlük süreden geliyor. Ama içeriğinin bununla hiç bir ilgisi yok. İletişim kuramayan bir anne-kızın öyküsü var sayfalarda. Aslında ikisi de aynılar; iletişim kurmakta zorlanıyorlar. Ama bir taraftan da ikisi de birbirini suçluyor. Bir de annenin annesi var işin içine ara ara giren. Hasta olan Dilber uyuduğu zamanlarda geri dönüşler yaşıyor. Eski konağı, büyük hanımı, küçük hanımı (kitaptaki anne karakteri) yaşananları, çatışmaları, kendisine yapılan haksızlıkları yeniden yaşıyor rüyalarında.

Biraz durağan bir hikaye. Aslında konuyu düşününce daha harareti bir öykü olabilirmiş gibi geliyor ama yine de  çocuk ve anne arasındaki çatışmalar cidden çok tanıdık. Üstelik kitabın yazılmasının üstünden 30 yıl geçmiş yine de çatışmalar aynı, sıkıntılar aynı...

Peride Celal, bu romanıyla, 1977 yılı Hürriyet Gazetesi Edebiyat Ödülü'nü şair Fazıl Hüsnü Dağlarca ile paylaşmış.

25 Aralık 2017 Pazartesi

Fotoğraf standı için adımlar....


Ne zamandır aklımda fotoğraflarım için bir köşe yapmak var. Normalde vidalarla duvara asıyorum. Hatt abir kısmını sıcak silikanla yapıştırıyorum falan. Ama her badanada onları sök, yıpranan duvarı tamir et, Devrim bu yaz isyan etti. Salonda bir duvarı tuğla desenli duvar kağıdı yaptırttım; Devrim "buraya çivi çakılmayacak" ültimatomu verdi ilk kez. Artık adamı nasıl bıktırdıysam:)))

  Neyse koca yaz şöyle mi yapsam, böyle mi olsa derken en sonunda şu alttaki gibi bir proje koca kişisinden geçer not aldı. Bir kez duvara monte edilecek, çerçeveler üstüne çivisiz yerleştirilecek. Hafta sonu rafımı yapmaya başladı da işlerden yetişmedi. Ben de elimdeki bazı renkli çerçeveleri siyaha boyadım bu arada. Bakalım sonuç nasıl olacak. Beğenmedim deme şansım yok valla evden atarlar bu kez beni...

Ev değiştirmek, eşyaların yeriyle oynamak en sevdiğim şeylerden biridir. Ama evin üç erkeği de bu durumdan hoşnut değil. Hayır onlara iş buyurmuyorum kimse yokken kendim işimi hallediyorum. Ama gel gör ki eve döndüklerinde hepsinin suratı düşüyor. "Yine mi ev  değişmişmiş, ama tam eski haline alışmışlarmış." Ben de böyle çerçeve, koltukların yastıkları ile oynayarak kendimi tatmin ediyorum işte. Bu aralar koltuklar da gözüme batıyor yani:)))

22 Aralık 2017 Cuma

Kasımpatı aşkına....


 Havalar bu gibi, İzmir'de bile. Bugün burası kasvetli, kapalı. Yağmuru severim ama böyle rüzgarla karışık, buz gibi olanını değil. Olması gereken kış geldi gibi artık...

O zaman günün fotoğrafları şöyle içimize sıcacık işleyecek çiçekler olmalı dedim. Kasımpatılar kış mevsiminin güzellikleri sanırım. Soğuk zamanlarda rengarenk açıyorlar. Bunları Urla'daki bahçede çekmiştim geçenlerde. Arı ile birlikte hoş kareler çıkmıştı bana...
Benim bahçemde sarı ve minik pembelerden var. Bunlardan da diktim umarım tutarlar.



20 Aralık 2017 Çarşamba

İzmirli bloggerlar buluşması



Pazar günü İzmirli bloggerlar olaraka yeni yıl buluşması gerçekleştirdik. Pek bu tür toplantılara katılmayan ben uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımla sohbet etme imkanı buldum, yeni arkadaşlarla tanıştım. Benim için çok keyifliydi yani. Evrene 2018'den beklentilerimizi iletmeyi unutmadık tabiki. Benimki yepisyeni şöyle güzel bir fotoğraf makinası...

 
 Etkinliği Figen Karavas ve Zümre Kızları ( Sedef Durmuşlar, Nigar Sargın, Ebru Mengen) düzenledi. Cidden çok özenli ve keyifli bir toplantıydı. Hoş o gün yağan aşırı yağmur, nakliyede yaşanan sıkıntılar arkadaşlarımızı yormuş ama bize hiç yansıtmadılar. Gülen gözleri ve enerjileri ile harikaydılar açıkcası...
 



Toplantının en güzel tarafı belki de Koruncuk İzmir yararına olmasıydı. Sevgili Figen neredeyse hiç masraf etmeden toplanan paraların önemli bir kısmını Vakıf yararına bağışlanmasına öncülük etti. 

 
 Toplantıda Mine Keskin ve limaevents tarafından hazırlanan nefis bir tatlı standının yanında bazı arkadaşlarımızın yaptığı ikramlıklar da vardı. Bol kalorili bir gündü anlayacağınız...


 Toplantının bol sponsorlu olduğunu da belirtmeliyim bu arada. Droetker, Henkel ve Lezita'nın ana sponsorluğu yanında yapılan çekilişle hepimize farklı firmalardan çok güzel hediyeler çıktı....


19 Aralık 2017 Salı

Kendi çektiğim fotoğrafı ahşaba aktardım


Bu kez kendi çektiğim bir fotoğrafı ahşaba aktarmayı denedim. Tam anlamıyla ahşap yakma aleti değil de havya kullandığım için bazı eksiklikleri oluyor haliyle ama sonuç beni oldukça tatmin etti. Epeydir ara verdiğim ahşap yakmaya dönme vaktimin geldiğini de anlamış oldum.

 Yapmak istediğim desenin çıkışını alıp kopya kağıdı ile ahşaba aktarıyorum. Sonra da üstünden yakarak geçiyorum. Gerekiyorsa gölgeleme yapmaya çalışıyorum. 


Bu da fotoğrafın orjinal hali. Buca Gölet'te çekmiştim bu kareyi...

15 Aralık 2017 Cuma

Bulutlar ve martılar


 Geçen hafta sonu yine Urla'daydık. Cumartesi günü ben yürüyüşe çıkıyorum deyip makinemı da alıp tüydüm. Hava o kadar güzeldi ki. Hoş birkaç saat sonra kapatıp yağmur başladı ya ben tam zamanında dolaşmışım sahili...


Bu minik sörfçüler aslında epey uzaktalar. Alttaki karede bulabilirseniz artık:))) çok yaklaştırınca (elimdeki objektifle de bağlantılı) biraz flulaştı görüntü...

  Artık tek tük yürüyüş yapanlar kaldığından sanırım martılar sahili mesken tutmuştu. Nasıl keyifliydi anlatamam onları seyretmek. Ben yürüdükçe birkaç metre öteye uçup konuyorlar olmadı tamamen havalanıyorlar...tabiki bulutlar. Tatlı bir mavi ve grinin tonları....

 Seviyorum deniz kokusunu.....


12 Aralık 2017 Salı

Mother-anne...bir film deneyimi


Bu aralar çok fazla film izliyorum. Mother/anne son zamanlarda izlediklerim içinde en farklısı diyebilirim. Bu filmi sevenler kadar nefret edenler de çıkacaktır çünkü. Gerilim-korku türünde bir film ancak çok hassas bir yerden din konusundan girmiş olaya...

Herhangi bir çift. Erkek kitap yazmaya çalışıyor, kadınsa hem onun her ihtiyacını karşılayan, hem de evi tamir eden kişi. Mekan sadece ormanın içindeki birkaç katlı büyük bir ev. Korku filmlerini seven biri çok rahat bunu da sevecektir. Ağır ağır gelişen bir tempoda bilinmeyenler dolayısıyla da gerilim dozu arttırılmış. Hatta mide bulandırıcı sahneler bile (ama çok yerinde) eklenmiş.

Ama hikayenin aslı sakin sesiz bir hayatı seven kadının etrafında gelişen olaylar. Eve gelen bir misafirle huzur da bitiyor. Giderek artan olaylar cenneti cehenneme çeviriyor bir yerde. Filmin sonunda ise erkek karakterin tanrılaştığına şahit oluyoruz. Film ilerledikçe görüyoruz ki Darren Aronofsky, aslında insanı anlatıyor. Taa Adem'le Havva'dan bu yana gelişimi, nasıl insanlıktan çıkabildiğimizi..

Çekimler müthiş. Filmin çoğunda Jennifer Lawrence'a yakın plan çekim yapılmış. Olaylar sanrı mı gerçek mi karıştırıyoruz bazen. Kimi zamen kadının gördüğü bir rüya sanıyor insan ama gerçeğe dönüyor herşey. Beğenin beğenmeyin bence izlenmeli.


11 Aralık 2017 Pazartesi

Okuma Şenliği Kış başladı....





Bir okuma maratonu daha başlıyor  bakalım. Kitap seçmek, yeni yazarlar tanımak, araştırmak istiyorsanız katılın derim bu şenliğe. Cidden keyifli oluyor. Tamamını bitirme zorunluluğu yok. İlgileniyorsanız Nilgün'ün yayınına bir bakın... bu arada Deniz'in gazıyla Harry Potter serisini okumaya başlıyorum. Artık uygun yerlere serpiştireceğim kitapları...


1.Kategori(10 puan): İsminde KIŞ mevsimini çağrıştıran bir kelime geçen veya olayların kışın geçtiği bir kitap.
Kurt ve Kar/ Kurt Lugen/ IQ Yayıncılık /256 sayfa

2.Kategori(10 puan)MEKTUPlardan veya ANIlardan oluşan bir kitap.

3.Kategori(10 puan)İsminde AŞK kelimesi geçen yada konusu AŞK olan bir kitap.
Aşk Kokan Çiçekler/ Sherryl Woods/ Ephesus/398 sayfa

4.Kategori(10 puan): Kitabın isminde bir BAĞLAÇ olan bir kitap.
Harry Potter ve Azkaban Tutsağı/ J.K. Rowling/ YKY/ 395 sayfa

5.Kategori(10 puan)BEYAZPERDEye aktarılmış bir kitap.
Harry Potter ve Ateş Kadehi/ J.K. Rowling/ YKY Yayınları/ 660 sayfa

6.Kategori(10 puan)Bir ŞİİR kitabı
Şiirler/ Paplo Neruda/Cem Yayınevi/126 sayfa

7.Kategori(10 puan): Kitabın isminde SAYI olan bir kitap.
Pi/Azra Kohen/Destek Yayınları/701 sayfa

8.Kategori(10 puan)Kitabın isminde -MEK -MAK eki almış kelime olan bir kitap.
Ağlamak ve Gülmek/ İlhan Selçuk/ 

9.Kategori(10 puan): Türk yada Dünya KLASİKlerinden bir kitap.

10.Kategori(10 puan)Nobel Ödülü almış bir yazarın İLK kitabı..
Kent ve Köpekler/ Mario  Vargas Llosa/


11.Kategori(10 puan)Doğdunuz YIL ölmüş olan bir yazardan bir kitap.
Tanrı Gelini/ Par Lagerkvist

12.Kategori(10 puan)POLİSİYE türünde bir kitap.

13.Kategori(10 puan)YKY yayınlarından herhangi bir kitap.
Harry Potter ve Sırlar Odası/ J.K. Rowling/ YKY/314 sayfa

14.Kategori(10 puan)En az 500 sayfa olan bir kitap.
Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı/ J.K.Rowling/YKY Yayınları/ 1114 sayfa

15.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 20 puan): Adında AYNI KELİME geçen iki kitap.
Bir Deli Ağaç/Pınar Kür/ Can Yayınları/ 181 sayfa
Adamı Zorla Deli Ederler/Aziz Nesin/Adam Yayınları/ 190 sayfa

16.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 20 puan)ADI AYNI olan iki yazar'dan birer kitap.
Harry Potter ve Melez Prens/ Joanne Kathleen Rowling/ 
Sana Gül Bahçesi Vadetmedim/ Joanne Greenberg/
 
17.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 40 puan)Şimdiye kadar HİÇ kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap. [Yazarların ikisi Türk, ikisi yabancı, ikisi kadın, ikisi erkek olmalı]

Üç Yirmidört Saat/ Peride Celal/ Can yayınları/387 sayfa(TK)
Ölü Bir Deniz/ Erhan Bener/      (TE)
İlk Aşk/ John Grenn/       (YE)
Malina/

18.Kategori(10 puan/hepsini okuyana ekstra 40 puan)Aşağıdaki ülkelerde doğmuş yazarlardan birer kitap. [Finlandiya, İsveç, İspanya, Rusya.]

Benim Üniversitelerim/ Maksim Gorki/ (Rus)
Büyük Yolculuk/ Jorge Semprun/Can Yayınları/237 sayfa (İspanya) 
Gülen Polis/Maj Sjöwall-Per Wahlöö/ İnkilap Yayınları/ 351 sayfa İsveç


7 Aralık 2017 Perşembe

Okuma Şenliği Güz bitti....

 Bu havalarda yapılacak en güzel şey evdeki ısı kaynağına yakın oturup kitap okumak sanırım.Ben fazlasıyla severim bu keyfi. zaten soğuklarla aram yok. En azından böyle katlanayım. Ve okuya okuya bir Okuma Şenliğini daha devirdik. Öyle alışmışım ki yenisini pek bir hevesle bekliyorum. Hoş bu kez listeyi tamamlayamadım ya olsun...


1. İsminde güze ait bir kelime olan/olayların güz ayında geçtiği bir kitap.
Sonuncu Sonbahar/Pınar Kür/Can Yayınları/284 sayfa

2. Nobel Edebiyat Ödülü kazanmış bir yazardan bir kitap.
Nil'in Üç Çocuğu/ Necip Mahfuz/ İnsan Yayınları/189 sayfa

5. Adında ya da konusunda bir meslek geçen bir kitap.
İyi Doktor/ Damon Galgut/ YKY/250 sayfa

9. Polisiye veya gerilim türde bir kitap.
Kasaba/Trevanian/  e yayınları/ 304 sayfa

10. İsminde bir hayvan adı geçen bir kitap.
Güvercinler Arasında Bir Kedi/ Agatha christie/ Altın Kitaplar/ 301 sayfa

11. İsminde zıt anlamlı kelimelerin olduğu iki kitap.
Bir Başka Yaza Doğru/ Janet Frame/YKY/ 208 sayfa
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi/ Ayfer Tunç/ Can Yayınları/ 464 sayfa

12. Bir üçleme veya aynı seriden üç kitap.   
Fi/ Azra Kohen/ Destek yayınları/598 sayfa
Çi/ Azra Kohen/ Destek Yayınları/318 sayfa

13. Şimdiye kadar hiç kitabını okumadığınız dört yazardan birer kitap.
Yalnız Kartal/ Danielle Steel/ Altın Kitaplar/ 382 sayfa (YK)
Yaban/ Yakup Kadri Karaosmanoğlu/ İletişim/ 254 sayfa(TE)
Korsan Çıkmazı/ Nezihe Meriç/ YKY/ 154 sayfa (TK)
Acele koca Aranıyor/ Giovanni Guaresch/Mizah Yayınları/198 sayfa

13 kitap 3904 sayfa

5 Aralık 2017 Salı

Acele Koca Aranıyor


Yine bilmediğim bir yazardan çok keyifli bir kitap daha. Okuma Şenliği için hiç okumadığım bir yabancı yazardan kitaba ihtiyacım vardı. Kütüphaneye gitsem sorun değil, raflardan bakıp seçiyorum ama her zaman gitmek mümkün olmuyor. Devrim uygun değilse (bana vermiyorlar sadece personele veriliyor malesef) o arada alıp geçiyor. Ben de kendimce bir teknik geliştirdim. Bilgisayardan kütüphanenin sayfasına giriyorum, bir anahtar kelime seçip çıkan kitaplara bakıyorum. Bu kitap için 'kocaman' anlamında koca demiştim karşıma Acele Koca Aranıyor çıktı. Yazarı Giovanni Guareschi. Hiç tanımıyorum gayet uygun yani...
Kitap ölmüş kardeşinin ailesine bakan amcanın yeğeninden 2 gün içinde bir koca bulmasını istemesiyle başlıyor. Ama aile dediysek öyle 1-2 kişi değil. İş güç yapmak istemeyen tüm sülale. Mirası ve hatta geçimlerini sağlayabilmek için amcanın bağladığı maaş bu evliliğe bağlı. Biraz saçma biraz komik olaylar da böylece başlıyor.

Giovanni Guareschi, İtalyan gazeteci, karikatürist ve mizah yazarı imiş. Netten araştırdığıma göre de epey kitabı var. Bu kitabın yeni baskısı yoktur haliyle. Benim okuduğum 1983 yılına aitti. Ama ikinci el satan yerlerde vardır diye düşünüyorum.

1 Aralık 2017 Cuma

Havalar soğumuşsa madem....

 Havalar iyice soğudu artık. İzmir bile üşümeye başladı. Benim en sevmediğim aylar. Soğuk hiç bana göre birşey değil. Islak, rüzgarlı, çamurlu....yani süper belediyelerimiz olduğu için bastığınız kaldırım taşı sizi ıslatabilir, yoldan geçen arabalar zaten bu konuda uzmandır...

 Benim Denizimin güzel gülüşüyle deniz altı fotoları paylaşayım o zaman ben...





29 Kasım 2017 Çarşamba

Cevizli sucuk yapımı


Bu ara bloğumdan biraz uzak kaldım. Hem evdeki işler hem de ara ara Urla'ya gidip gelme hem de ne bileyim yazasım gelmedi hiç...dönüşüm bir sağlıklı bir mamayla olsun bari.
Yeni değil yapalı 15 gün olmuştur aslında. Pinterestte dolanırken buradaki tarife denk geldim. Yaparım ben bunu deyip cevizleri ipe dizmeye başladım. Cevizleriniz kesinlikle taze olsun değilse iğneyi geçirirken kırılıyorlar. Tecrübeyle sabit:))

1 su bardağı üzüm pekmezi (biz yapmıştık)
1 su bardağı şeker (ben biraz azalttım)
1 su bardağı un
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay kaşığı yenibahar (yoktu eklemedim)
2 su bardağı su
Orjinal tarife ek olarak 2 kaşık kadar keçiboynuzu unu da ekledim ben.

Tüm malzemeyi karıştırıp pişirdiğinizde oldukça yoğun bir şey çıkıyor ortaya. İpe dizdiğiniz cevizleri bu bulamaca batırıp asıyorsunuz. Bu kadarcık işte...Benim 1 kez batırmam yetti. Tarifi aldığım blogda 2 kez de batırılabileceği belirtilmiş. Belki keçiboynuzu unu kıvam vermiştir benimkine.
,


Ben mutfağımda baharat kavanozlarını koyduğum standa astım. İlk anda altına tepsi koydum ama kısa süre damladı. 1 hafta beklettim bu şekilde.